11 Mayıs 2008

10 Mayıs Anarto toplantısı

10 Mayıs 2008 Anarto toplantısında Uludağ Arıcılık derneğinde yayınlanan Ülkemizde yaşanan koloni kayıpları konulu makale işlenmiş olup konu hakkında bilimsel veriler ışığında arıcılar bilgilendirilmiştir. Toplantı özeti çok yakında hazırlanacak olup, www.anarto.com sitesinde yayınlanacaktır.....

7 Mayıs 2008

Bölgemizden arıcılık çalışmaları



Ülkemizde arıcılar bahara erken girebilmek için kıyı bölgelerini seçtikleri şüphesiz bir gerçek ama bu sene işler ters gidipte narenciye erken paydos deyince bölgemizde ekimi son yıllarda tercih edilmeye başlanan garip düşünceli arıcıların gitmeye korktuğu ayçiçeğine doğru yolculuk başladı.Tabiki bizde ilk senden itibaren modaya uyduk ve arılarımızı hem kendi arazimiz hemde köyümüz olan yere taşıdık , artık yaz boyu oradayız. Bakalım ne olacak kısmetimizde....

24 Nisan 2008

11 Nisan Toplantı Özetleri


11 Nisanda yapılan toplantı özetleri http://www.anarto.com/ siteside yayınlanmıştır.


21 Nisan 2008

arıcılık

Kırsalda bulunan arılarımın yanına hafta sonları gidiyordum. Burada birkaç arıcı arkadaş edindim. Orada farkettim ki daha çoook çalışmamız lazım. Bizim muasır medeniyet seviyesine çıkmamız için bilimi önder edinip onun ışığıyla daha nice yollar kat etmemiz lazım. Tabiki büyük işletmelerin temellerinin sağlam olabilmesi için bu şart. Arı ile ilgili sırdır bilinmez gibi arıcılar arasında yapılan konuşmalara hepimiz şahit olmuşuzdur. Orda şunu dememiz lazım Ya ne sırrı kardeşim adamlar uzaya insan göndereli nerdeyse yüzyıl olacak daha biz bu kalıpların dışına çıkamıyoruz. Onun için bu tür laflara itibar etmeyiniz ve kendi bildiğiniz aklınıza yatan mantıklı yoldan gidiniz. Yukarıdaki resimi seçmemin sebebide şu arılıktaki arkadaşlar arılarına bakarken duman vermeden direk arıyı açıp üsten vermeleri. Sebebide yukardan verince arı aşağıya gidiyormuş. Bence alakası yok bildiğim kadarıyla arıya duman verilip 2 dakika kadar beklenirse arı sakinleşiyor.Bu sakinleşmesinin sebebi ise duman verdiğimizde yangın olduğunu sanmaları ve kovanda ne kadar bal var ise onu alıp tok olarak kovanı terk etme çalışmasına girmelerinden başka birşey değil. Haliyle arı başka şeylerle uğraşınca vede karnı tok olunca pek sizinle ilgilenemiyor.

11 Nisan 2008

toplantı


Arkadaşlar toplantı bizce çok faydalı geçti çok yakında makale şeklinde sitemizden ve anarto sitesinde yayınlanacaktır..
(www.anarto.com)




ANARTO, MSN de konulu tartişma toplantılarına başlıyor !!! İlk toplantı 11 Nisan 2008 , Cuma saat 21:00-23:00 de olacaktır.İlk konumuz, “TÜRKİYE BAL ARISI IRKLARININ GENEL ÖZELLİKLERİ VE KORUNMASININ ÖNEMİ”. Bildiğimiz gibi, Türkiye nin arıcılarına ve akademisyenlerine hizmet sunan Uludağ arıcılık dergisi http://www.uludagaricilik.org.tr/dergi/index2.html internet adresinden ücretsiz olarak yayınlamaktadır. MSN de toplantıya katılacak arkadaşların, bize referans olacak, http://www.uludagaricilik.org.tr/dergi/2006/2006-1/dergi2006.1.1.pdf adresinde pdf formatında bulunan, ODTU Biyoloji bölümü öğretim üyesi, sayın Prof.Dr. Aykut Kence nin, TÜRKİYE BALARILARINDA GENETİK ÇEŞİTLİLİK VE KORUNMASININ ÖNEMİ başlıklı makalesini okuyarak gelmesi rica olunur.

6 Nisan 2008

Ana arı sezeryanı





Ana arı çıkışları aynı güne dek gelince bizde bir film yapalım dedik ve ana arıları sezeryan etmeye karar verdik ve ameliyat başladı. Çıkan anaları esas ana kovandan aldığımız çıtalara verdik ve bölme sayımızı çoğaltmış olduk.

22 Mart 2008

Petek düşmanı güve



Sık sık bloglara sitelere konu olan peteklerde güve havaların sıcaklaması yeniden yükselmeye başlaması nedeniyle aktif hale gelceğinden mücedelesini bir hatırlayalım dedik.Bu düşmanımızın adı güve petek güvesi. Genelde polen ve bal ile beslenir ama petek kırıntılarıylada beslendiği görülmüştür. Peteğimiz dışarıda olduğu taktirde direk peteğimize zarar verir tekrar kullanamaz hale getirir. Burdan şu anlaşılmasın güveler sadece peteğe zarar verir diye. Bilakis asıl zararı eğer zayıf bir kolonimiz var ise onlara verir. Tabiki bunun için birçok faktörün bir araya gelmesi lazım gelir. Mesela tembel bir arıcı, tembel bir ana ver uygun hava şartları (25-30 C ısı) gereklidir. Tembel arıcı nasıl yardımcı olur arısını yeterince takip edemezse ve en azından 15 günde bir koloni kontrolü yapmaz ise diğer şartlarda olgunalşırsa güve kaçınılmaz olur. Güve istilasından sonra arının toparlanaması çok çok zor olur. Güvenin zayıf kolonilerde verdiği zararlar daha şiddetli olur doğrusu güçlü kolonide gelişemez. Zayıf ta ise genelde çıta köşelerinde kovan dipleri ve köşelerinde ve kovanın dip tahtasındaki boşluklarda kendine yer bularak kurt şeklindeki zararlı pupa oluşturur. Pupadan sonrada kelebek halini alır. Ama peteğe ve kovana asıl zarar veren kurt şeklidir o direk peteği yiyerek koza oluşturur. Kovan içindeki bu zararlıdan korunmak için ise oluşturan şartların tersini yapmamız yeterli , ilaca filan gerek yok. Kovan dışındaki güve saldırılarından korunmak için ise en basidi peteğimizi derin dondurucuda 2-3 saat beklettiğimiz zaman tüm güve formlarını yok edebiliriz. Bunu yaptıktan sonrada poşetleyip kaldırabiliriz peteğimizi. Eğer bunu yapmaz isek yukarıdaki görüntü ile karşılaşmamız kaçınılmazdır bizim için.

Mücadelesi ise;
Balı süzülmüş peteklerin korunmasında fiziksel, kimyasal ve biyolojik metotlar kullanılabiliriz. Peteklerin 10 oC'nin altında örneğin soğuk hava depolarında saklanması peteklerde bulunan güve yumurtalarının açılımını ve larva gelişimini engeller. Peteklerin 12 oC'da 3 saat veya 15 o15C' de 2 saat bekletilmesi petekte bulunan yumurta da dahil olmak üzere bütün gelişme dönemlerindeki güveyi yok eder. Kimyasal mücadele olarak peteklerin saklandığı muhafazalı odalarda 1 m3 hacim için 50 g toz kükürt yakılarak peteklerde bulunan güve larvaları, pupaları ve yetişkinleri öldürülebilir. Bu uygulamada güve yumurtaları ölmediği için uygulamanın sıcaklığa bağlı olarak tekrarlanması gereklidir. Kimyasal mücadele olarak arıcılar arasında sıkça görülen naftalin kullanılmamalıdır. Kanserojen ve petrol ürünü olan naftalin bal ve balmumunda kalıntı bırakmaktadır. Biyolojik mücadele olarak uygulanan Bacillus thuringiensis'in temel peteklere katılması dış ülkelerde uygulanmakta olup ülkemizde bu uygulama henüz uygulanmamaktadır. Bunun yanısıra biyolojik mücadelede ceviz yaprağıda kullanılmaktadır. Kanımca en etkili mücadele peteklerin bir miktar buzdolaplarında saklanarak güve mücadelesi yapılması daha sonrada temizlenen peteklerin sıkıca poşetlenerek saklanması...

Yukarıda ise yaz boyu kırıntılardan veya bir şekilde kırıma uğrayan peteklerden balmumu yapılışını resimlerle anlatmak istedik.İnşallah amacımıza ulaşmışızdır.
Resimlerde görünmeyen ayrıntı ise petekleri eritirken tenekenin içine bir miktar su konulmalı daha sonra soğuma aşamasında suyun üzerine çıkan sıvı bal mumunun bir kepçe yardımı ile ayrılır.



19 Mart 2008

Yeni arıcı?


Sanal alemde var olan sitesine birde blogların cazibesine dayanamıyaraktan bir hocamız daha geldi Sayın Muhsin Doğaroğlu. Ülkemiz Arıcılık camiasında zaten kendisini tanımıyan yok gibi. Bizlerde ülkemizi karış karış gezerekten verdiği güzel bilgilerden tanıyoruz kendisini. Buradan değerli hocamıza hoşgeldin diyoruz....Hocam değerli çalışmalarınızı bekliyoruz...
www.azizler.blogspot.com
resim azizler.blogspot.com dan alınmıştır.

3 Mart 2008

Toplantı

Anadolulu arıcılar olarak her ayın ikinci cumartesi günü Msn' de toplanmak istiyoruz, İlk toplantı Mart ayının 15. nde saat 21;00/23;00 arası arı dostlarını bekliyoruz. Devrim hoca yol gösterenemiz olaraktan bir beyin fırtınası şeklinde olmasını planlıyoruz. Kısmet olursa çok faydalı herkesin katkıda bulunacağı bir çalışma olacak bu. www.anarto.com
her türlü iletişim için: anarto.anarto@gmail.com

1 Mart 2008

Bahar çalışmaları







Yurdumuzun Güneyine ve Ege bölgesinde bahar emmareleri görümeye başlandı hatta baharda geldi diyebiliriz.Tabiki bahar gelince ilk yapılacak iş 1/1 (şeker/su) oranında teşvik şerbetine başlamak ve uygun bir vakittede kovanı içi temizliği yapmak olacaktır. Bu arada unutmadan önemli bir mücadeleyide belirtmek lazımdır ki oda varroa mücadelesi . Bu bahar ben fuluvanite etkin maddeli bir ürün kullandım .% 20 oranında zeytinyağı karışımını 10 cm'e 2 cm ebatında karton mukavvaye emdirerek kovan içine koydum. İlerleyen vakitte oksalitte kullanacağım şimdi kullanmama sebebim ise kıştan arılarım aşırı güçsüz olması ve üşütme korkum. Hep bu arada diyoruz ama aklımıza gelince söylüyor ne yapalım. Bu arada Ana kontrolünüde pas geçmeyelim dedik ve ettik. Geçen haftadan yumurtasız gördüğümüz kolonide sebepsiz ana kaybı yaşanmış ve hemen yumurtalı bir çıta ile ana memesi yapmasına teşvik edildi. Yapılacak işleri maddelersek;
1-Varroa mücadelesi
2-Ana kontrolü
3-Kovan iç temizliği
4-Teşvik şerbetlemesinin başlaması(Kendimi pek arıcı olarak görmüyorum ama yinede söylüyeyim teşvik şerbetlemesi bence arı gelişiminde en etkili şey. Siz siz olun balı var bilmem piyasada bal var diye şerbetlemeyi ihmal etmeyin Allah muhavaza arı 2 gün içinde aç kalabilir veya yavru atışını kesebilir.HAtta şöyle bile diyebiliriz. ""Ne kadar şerbet o kadar yavru''..

6 Şubat 2008

Sayın Arı bakanından istekler


Arı Bakanına açık mektup;


Yapılacaklar;


1-Arı Zararlıları Gen. Müd.lüğü kurulacak,


2-Eşek arıları mücadele daire başkanlığı kurulacak,


3-Arı kuşu ile mücadele daire başkanlığı kurulacak,(Mümkünse sınıra set çekilecek ülkeye girişi engellenecek)


4-Teşvik sistemi değişecek her ana değil her yavru için direk anaya teşvik verilecek(şurup vb.)


5-Nöbetçi acil kamyon servisi kurulacak


Arı bakanının affına sığınaraktan aklımızdakileri şaka yoluyla duyurak dedik.

26 Ocak 2008

Bu yıl kuraklık

Muhsin hocamın geçen sene ilimizde vermiş olduğu konferansa katılmıştımda oradamı bahsetti yoksa yayınlarındanmı okudum tam hatırlayamadım ama şu sözünü hatırlıyorum.Balsız geçen sezonları kuraklığa bağlamayın kuraklık diye birşey yoktur kuraklık olsa bitkiler olmaz bitkiler olmayınca hayvanlar olmaz demişti. Hocam elbetteki doğru söylüyordur. Belkide bilimin kuraklık tanımı halk arasındaki tanımdan farklıdır bilemiyorum ama bence 2007 yılı biraz farklı geçti diyelim diğer yıllara göre ilimizde. Çünkü resimdeki bitki bölgemizde geçen yıl açmıştı bu sene hiç görmedim ayrıca bölgemizde pürenlerde açmadı malesef yağmur çok geç yağdı. İnşallah bu sene iyi geçer temennisinde bulunalım. Elemanların keyfi olmayınca bizimde olmuyor bre.

Kraliçe



Resimlerden de anlaşılacağı üzere arkadaşlar pek birbilerine tahammül edemiyorlar ve gördükleri yerde birbirini kesiyor diyelim.(?) Yalnız kraliçe arılar birbirlerinimi kesiyorlar yoksa işç, arı tarafındanmı yok ediliyorlar tam emin değilim.Okuduğum kaynaklar birbirlerine üstünlük sağladıkları yönünde ama ben henüz şahit olmadım olaya. Üsteki resimde karşılaşmanın mağlubu var malesef pek karşılaştırmak istememiştik ama zamanında yetişemedim.Tabiki resimler geçen seneye ait ama olayı hatırlıyorum.

22 Aralık 2007

Akdeniz Bölgesinden manzaralar, Yine eşek arısı(!)diyelim

Aynı anda 4 mevsimin yaşandığı Canım ülkemde bu manzaralarla karşılaşmak oldukça olağan gibi geliyor bana. Yurdumun bazı bölgelerinde kovanlar kar altında iken Akdenizde kısmende olsa arılar çalışmalarına devam etmekte. E tabi böyle olunca insanın içi açılıyor tabiki. İnsanın şöyle diyesi geliyor ."Yarabbi o bize verdiğin yazdan sonra şükür etmemek eldemi.."

Konular birbiriyle alakalı değil ama öğrendiğim bilgiyi paylaşma gereği duydum.
Akademik dilde adı nedir bilmiyorum ama bizim bu yörede it arısı derler. Eskiiiii arıcılardan eski toprak dayımla arılığa gidince şu meşhur it arılarını gördüm , bizim kovanları sahiplenmişler kendilerince haraçlarını kesiyorlardı. Dayıma bu arıların bu zamanda nasıl yaşadıklarını onca yağmurdan nasıl korunduklarını ve benim bildiğim kadarıyla savunmasız bir alanda petek yaptıklarını(ağaç dalları filan) biliyorum dedim. Tabiki doğal olarak yeğen diyerekten lafa başladı.Bunlar iki cinstir senin dediklerin ince uzun olurlar ağaç dallarında çatı altlarında yaşarlar ve kışa kalmazlar bunlar ise daha kalın olurlar ve toprak altlarında yaşarlar ve son derece güvenli sığınaklar yaparlar kolay kolayda geçmezler işte bunlar kovanlara girip bal çalanlar ..

Bilgilerinize...

6 Aralık 2007

Adana Tarım Fuarı



2. Adana Tarım Fuarı Adanada yapıldı.Arıcılar olarak İstanbul Bal Üreticileri Birliği ile Mersindeki Enstitü katıldı. Güner Beyle bir hatıra fotografı çektirmek nasip oldu. Tarım fuarında Osman Kaftanoğlu hocanın bir öğrencisiyle tekrar karşılaşma olanağımız oldu. Bana ürünlerinden bahsetti. Sitesi de şu: http://apiterapi.uzerine.com/ propolis üretiyor.(Tadınada baktık) Önceki üretiminde alkol kullanıldığını duymuştum ama şimdikinin alkolsuz ürettiğinden bahsetti bana ilgilenen arkadaşlara...

25 Kasım 2007

Sizce Galip Kim?






Sizce Galip Kim bizim Kick boxcu arkadaşımız mı yoksa adını bile duymak istemediğimiz bu canlı mı? Seneye görüşürüz lafları duyuyor gibiyim sanki?

15 Kasım 2007

Eşek arıları(?)

Böylesini ilkkez görüyorum desem yeridir yani adamlar eşek arılarını beslemekle kalmamış birde site yapmışlar.:) İşin şaka tarafı bir yana mutlaka bilimsel çalışmalar için yapmışlardır tabiki.
İşte site adı.. http://www.vespa-crabro.de/

7 Kasım 2007

Güve

Kış ayları bölgemizde yaklaşırken (bazı bölgelerde yaklaşması kalmadı) bir düşmanımızın daha farkına vardık, daha doğrusu farkındaydıkta sadece kendini hatırlattı bize. Bu düşmanımızın adı güve petek güvesi. Genelde polen ve bal ile beslenir ama petek kırıntılarıylada beslendiği görülmüştür. Pereğimiz dışarıda olduğu taktirde direk peteğimize zarar verir tekrar kullanamaz hale getirir. Burdan şu anlaşılmasın güveler sadece peteğe zarar verir diye. Bilakis asıl zararı eğer zayıf bir kolonimiz var ise onlara verir. Tabiki bunun için birçok faktörün bir araya gelmesi lazım gelir. Mesela tembel bir arıcı, tembel bir ana ver uygun hava şartları (25-30 C ısı) gereklidir. Tembel arıcı nasıl yardımcı olur arısını yeterince takip edemezse ve en azından 15 günde bir koloni kontrolü yapmaz ise diğer şartlarda olgunalşırsa güve kaçınılmaz olur. Güve istilasından sonra arının toparlanaması çok çok zor olur. Güvenin zayıf kolonilerde verdiği zararlar daha şiddetli olur doğrusu güçlü kolonide gelişemez. Zayıf ta ise genelde çıta köşelerinde kovan dipleri ve köşelerinde ve kovanın dip tahtasındaki boşluklarda kendine yer bularak kurt şeklindeki zararlı pupa oluşturur. Pupadan sonrada kelebek halini alır. Ama peteğe ve kovana asıl zarar veren kurt şeklidir o direk peteği yiyerek koza oluşturur. Kovan içindeki bu zararlıdan korunmak için ise oluşturan şartların tersini yapmamız yeterli , ilaca filan gerek yok. Kovan dışındaki güve saldırılarından korunmak için ise en basidi peteğimizi derin dondurucuda 2-3 saat beklettiğimiz zaman tüm güve formlarını yok edebiliriz. Bunu yaptıktan sonrada poşetleyip kaldırabiliriz peteğimizi. Eğer bunu yapmaz isek yukarıdaki görüntü ile karşılaşmamız kaçınılmazdır bizim için.
Mücadelesi ise;
Balı süzülmüş peteklerin korunmasında fiziksel, kimyasal ve biyolojik metotlar kullanılabiliriz. Peteklerin 10 oC'nin altında örneğin soğuk hava depolarında saklanması peteklerde bulunan güve yumurtalarının açılımını ve larva gelişimini engeller. Peteklerin 12 oC'da 3 saat veya 15 o15C' de 2 saat bekletilmesi petekte bulunan yumurta da dahil olmak üzere bütün gelişme dönemlerindeki güveyi yok eder. Kimyasal mücadele olarak peteklerin saklandığı muhafazalı odalarda 1 m3 hacim için 50 g toz kükürt yakılarak peteklerde bulunan güve larvaları, pupaları ve yetişkinleri öldürülebilir. Bu uygulamada güve yumurtaları ölmediği için uygulamanın sıcaklığa bağlı olarak tekrarlanması gereklidir. Kimyasal mücadele olarak arıcılar arasında sıkça görülen naftalin kullanılmamalıdır. Kanserojen ve petrol ürünü olan naftalin bal ve balmumunda kalıntı bırakmaktadır. Biyolojik mücadele olarak uygulanan Bacillus thuringiensis'in temel peteklere katılması dış ülkelerde uygulanmakta olup ülkemizde bu uygulama henüz uygulanmamaktadır. Bunun yanısıra biyolojik mücadelede ceviz yaprağıda kullanılmaktadır. Kanımca en etkili mücadele peteklerin bir miktar buzdolaplarında saklanarak güve mücadelesi yapılması daha sonrada temizlenen peteklerin sıkıca poşetlenerek saklanması...
haydi kolay gele...

10 Ekim 2007

Formic asit oranı için değişik bir formül


Resimden da anlaşılacağı gibi formik asit oranı için değişik bir formül. Ayrıca biz bunu rahatlıkla tarlada ve arazide kullanabiliriz. Ama bunun için ya kumanya hazırlayacağız yada domates dikeceğiz kovanların yanına....En soldaki resim resimde domatas yüzeye çıkmış bu formik asidimizin % 90 oranda saflığını, oratadaki domates suyun ortasında buda formik asidimizin saflığının % 50 oranını en sağdaki domates ise dipte görünüyor bu ise formik asidimizin değilde suyun saflığını temsil ediyor... Formik asidin değişik kullanım şekilleri pek yakında yayında, şuan üzerinde çalışıyorum...
www.wvu.edu sitesinden alıntıdır.

7 Ekim 2007

İş Kazası



İş Kazası denilebilirmi bilemiyorum ama biraz tecrübesizlik birazda sıcakların yardımı ile böyleoldu, arının kendine gelmesi ve yumurtaya geçmesi için verdiğimiz kekler arı için biraz eziyete dönüştü. Umarım artık böyle kazallar bir daha yaşanmaz, kekleri daha güvenli şekilde veririz.YA BU ARADA RESMİN SOL ÜST KÖŞESİNE BAKARMISINIZ?