25 Şubat 2007

Kış Çıkışı Erkekleme sorunları







Yavaş yavaş bölgemizde kışın son demleri görülürken bizlerde ufaktan çalışmalara başladık.Kontrol ettiğim kolonilerimden birisinin ana kaybı olduğunu ve arıcılar arasında erkeklemiş denilen sorunu gördüm.Bu konu üzürinde hiç şüphesiz değişik teknikler var.Ben bunlardan birsini uyguladım. İlk önce resimde de görüldüğü gibi arıı bir bezin üzerine çırptım. Daha sonra kovanın içini yaktım. Tabii arılar hemen kovanlarına geri dönmeye başladılar.Bu arada eski peteklerini diğer kovanlara dağıttım onlardan aldığım boş petekleri bu kovana verdimki arı geri döndüğünde petekle karşılaşsın.Bu kovanın üstlüğüne diğer seçkin kolonimden ballı günlüklü arılı çıtayı üstlük vasıtasıyla kovanın üzerine araya gazete kağıdı koyarak koydum. Kısmetse yukardaki günlükleri ana memelerine çevirecek ve yeni bir anamız olacak. Ben bunu bir deneyim dedim bakalım olacakmı.Aslında en mantıklısı çıtaları diğer kovanlara dağıtmak idi, yada uzak biryerde birleştirmek idi ama ben zor oalnı seçtim .BAkalım görecez.Sizce sonuç ne olur? yorumlarınızı ve görüşlerinizi bekliyorum.

12 Şubat 2007

Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin


Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin dedik ya işte böyle birşey bu.Bizim elemanları malesef aç bırakmışız bir damla bal damlattığımızda hücum ediyorlar yavrucaklar. Siz siz olun bu zamanda yavrucakları aç bırakmayın..Bu üsteki arkadaşta sanırım bizden biri ama .Acaba kim acaba?(Hayvansever oldum demiş ya olsun):)

28 Ocak 2007

Arı Sağımı(Sağılmıyorda bal hasadı diyelim)



Bal sağmak için daha doğrusu arıdan süzme bal almak için ilk önce yukarıdaki makina gibi bir makina almak lazım(200YTL). Daha sonra gerekli malzemelerden bir olan (sır tarağı) ile peteğin sır'rını petekten ayırıyoruz. Burda dikkat edilecek olan peteği tekrar kullanacağımızdan fazla zarar vermemek. Daha sonra sırrını aldığımız petekleri sırayla makinamıza yerleştiriyoruz. Makinanın çalışması merkezkaç prensibi üzerine. Çevrilen kol üzerine monte çark yardımıyla çıtaları koyduğumuz düzenek dönüyor ve çıtalardaki bal merkezkaç yardımı ile yüzeye yapışarak tabana akıyor. Makinanın altında musluk var daha sonrada bu musluk yardımı ile süzülen balları alıyoruz. Artık bundan sonrası sizin bileceğiz iş. Resimlerdeki tarihlerde bir yanlışlık yok bölgemizde yağmur az yağdığından yeni dünya ve okalüptüs çiçeklenmesi uzun sürdü , bize bal alma imkanı sundu. Ayrıca üste görünen makina amatörler için iki çıtalık. Bizim uşakta bizi uykulu çıkarmış yahu..:)

24 Ocak 2007

Bunu oksalit yaptı

Oksalit asidin varroa' ya yaptığını makinamızın elverdiği ölçüde çektik .Gerçek boyutunda bakılırsa daha ayrıntılı görülecektir.

15 Ocak 2007

Biyosidal ürün nedir?

Biyosidal aktif madde nedir?[1]

Biyosidal aktif madde:

· İyi tanımlanmış bir yapıya sahip olan kimyasal bir bileşik,

· İki ya da daha fazla kimyasal bileşiği olan bir karışım işlemi,

· Bir UVCB maddesi (bilinmeyen ya da değişken bileşen, karmaşık reaksiyon ürünleri ya da biyolojik maddeler)

· Bakteri, mantar, virüs gibi mikroorganizmalar,

· Bitki özleri, yağları ve mikroorganizmaları,

· Mikroorganizmaların fermantasyonundan çıkan ürünler olabilir.

Biyosidal ürünler zararlı organizmalar üzerinde kimyasal ya da biyolojik yollar ile yok edici ve yapılarını bozucu etki oluşturmakta ya da başka bir yol ile kontrol etkisi yaratmaktadırlar.

Biyosidal ürün nedir?[2]Bir veya birden fazla aktif madde içeren, kullanıma hazır halde satışa sunulmuş, kimyasal veya biyolojik açıdan herhangi bir zararlı organizma üzerinde kontrol edici etki gösteren veya hareketini kısıtlayan, zararsız kılan, yok eden aktif madde ve preparatlardır.

Biyosidal ürün bir ya da birden fazla aktif maddeden oluşabilir ya da bir ya da birden fazla aktif maddeden hazırlanmış olabilir, kullanıcıya sunulduğu şekli sulu bir aktif madde çözeltisi halinde olabilir.

Mevcut biyosidal aktif madde ve yeni biyosidal aktif madde nedir[3]

14 Mayıs 2000�den önce AB piyasasında bulunan tüm biyosidal aktif maddeler ve Komisyon Yönetmeliğine (EC) No 1896/2000) göre bildirilmiş ve tanımlanmış olanlar mevcut biyosidal aktif maddeler olarak yayımlanmıştır.

14 Mayıs 2000�den önce AB piyasasında bulunmayan ya da bildirilmiş ya da tanımlanmış olmayan biyosidal aktif maddeler, AB piyasasına sunulmadan önce her üye ülke tarafından 98/8/EC direktifine göre onaylanması gereken yeni biyosidal aktif maddelerdir.

Mevcut biyosidal aktif madde ve yeni biyosidal aktif madde nedir[3]

14 Mayıs 2000�den önce AB piyasasında bulunan tüm biyosidal aktif maddeler ve Komisyon Yönetmeliğine (EC) No 1896/2000) göre bildirilmiş ve tanımlanmış olanlar mevcut biyosidal aktif maddeler olarak yayımlanmıştır.

14 Mayıs 2000�den önce AB piyasasında bulunmayan ya da bildirilmiş ya da tanımlanmış olmayan biyosidal aktif maddeler, AB piyasasına sunulmadan önce her üye ülke tarafından 98/8/EC direktifine göre onaylanması gereken yeni biyosidal aktif maddelerdir.


Bildirilmiş ve tanımlanmış mevcut biyosidal aktif maddeler arasındaki fark nedir? [4]

Bildirilmiş mevcut biyosidal aktif maddeler 1. Gözden geçirme yönetmeliğinin şartlarına göre bildirilmiş ve Komisyon tarafınca kabul edilmiştir. Bu bildirilmiş aktif maddeler ürün tiplerine göre değiştirilmiş 2. Gözden geçirme yönetmeliğinin 2. Ek�inde listelenmiştir (Komisyon Kanunu (EC) 1048/2005).

Pozitif listeye (Direktif 98/8/EC' in Ek I, IA ve IB). eklenmek için gerekli şartları yerine getirip getirmedikleri karar verilene kadar piyasada kalabilmektedirler.
Tanımlanmış aktif maddeler için tanımlama prosedürü sırasında sadece birkaç veri gerekmektedir. Bunlar sadece 1 Eylül 2006'ya kadar piyasada kalabileceklerdir.


http://www.biyosidal.saglik.gov.tr' sitesinden alıntıdır.

Oksalik asit aşağıdaki linkteki Biyosidal Ürünlerin Piyasaya Sürülmesi İle İlgili 98/8/Ec Sayılı Direktifin Uygulanmasına Dair Kararlar Rehberi 04.07.2005 tarihindeki değişiklikle biyosidal ürünler arasına alınmıştır.(Konu ile ilgili bilgi dosyanın 13. sayfasında)

http://www.biyosidal.saglik.gov.tr/Dosyalar/MoD.doc

10 Ocak 2007

Varroa için Oksalik asit (kış çözümü)


http://www.honeybeeworld.com/diary/articles/cor.htm resim siteden alıntıdır.
http://www.algonet.se/~beeman/research/oxalic/oxalic-1-nf.htmResim siteden alıntıdır.

Varroa ‘da oksalik asit kullanımı(vaporizer);

Bilindiği üzere varroa zararlısı ile mücadele yöntemlerinden biriside oksalik asit. Kış günlerinde arılarımızın şerbet ile yaptığımız oksalit asitten herhangi bir zarar görmemesi için başka bir yöntem olan buharlaştırmayı tanıtalım dedik Oksalik asit 101 C ‘ nin altında katı olan bir madde. Bu maddeyi akü yardımı ile ısıtarak buharlaştırarak koloniye vermek mümkün. Burada dikkat edilmesi gereken nokta buharının insanlar tarafından solunmaması. Yukarıdaki resimlerden anlaşılacağı üzerine oksalik asit şerbet ile yaptığımız karışımın haricinde soğuk kış günleri için buharlaştırılarak verilmiş. Aşağıya konu ile ilgili site linkleri koydum. Bu konuda bence yeterince araştırma mevcut. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta akünün akım gücü 60 Amper bazılarında ise daha fazla .Kıyaslama açısından söyleyeyim , evlerde kullandığımız 220 voltun akım gücü 2 Amper. Amperin yüksek olması hatırladığım kadarıyla evdeki kullandığımız elektrik akımından daha güçlü olmasını sağlıyor. Aküyü elimizle dokunduğumuz zaman çarpmaz, çünkü voltu düşük ama amperi yüksek. Her neyse akım ile ilgili bilgisi olan arkadaşlar yoruma yazsınlar, benim bildiğim bu kadar.Asıl işe gelelim, dediğim gibi kış günlerinde arılarımızın şerbetli oksalikten herhangi bir zarar görmemesi için bu buharlaşma yöntemini anlatayım dedim. Sen denedin mi derseniz denedim derim.Vazo gibi şekil verdiğim sigara kağıdının içine koyduğum oksaliki körüğün içine koydum ve ateşi yaktım. Oksalik erimeye ve buharlaşmaya başladı. Bende kovanın önünden dumanı verdim arıya. Pek hoşlarına gitmedi ama kayıp zayi olanda olmadı. Bizim akıl biraz tersten çalışır derler ya doğrudur, sonradan geldi aklıma beyaz bir kağıt koysaydık kovana dedim keşke.

http://www.algonet.se/~beeman/research/oxalic/oxalic-1-nf.htm (Buharlaştırma yöntemi)
http://www.mellifera.de/engl2.htm (Burada bilimsel istatistikler var)
http://www.honeybeeworld.com/diary/articles/cor2004.htm (Arıbiti motoru:))
http://de.geocities.com/vaporizerklaus/vaporizer.htm (Buharlaştırmada kullanılan aletler)
http://www.honeybeeworld.com/diary/articles/cor.htm (Yine Buharlaştırma)
http://www.mellifera.de/Engli2.pdf (Buharlaştırma ile ilgili bir araştırma PDF. Dosyası)
http://www.honeybeeworld.com/diary/2002/diary111002.htm#oxalic (Dünya arıcıları sitesi)
http://www.beesource.com/cgi-bin/ubbcgi/ultimatebb.cgi?ubb=get_topic;f=3;t=000517 (Oksalik asitin tartışıldığı bir forum sitesi)
http://www.entom.slu.se/res/bi/Proceedings.html#Oxalic%20Acid%20for%20Mite%20Control%20-%20Results%20and%20Review (Avrupa birliği koordinasyon araştırması)
http://www.members.shaw.ca/orioleln/index.htm (Heilyser teknoloji sitesi)

LÜTFEN DİKKATLİ KULLANINIZ HEM KENDİNİZ HEM ARILARIMIZ İÇİN!!!iYİCE İNCELEMEDEN KENDİNİZCE ARAŞTIRMA YAPMADAN KULLANMAYINIZ!!!



Çöp


Arkadaşlar keki resmen duman etmiş birde çöpünü dışarı atmaya çalışıyorlar. Burada arıların tipik özelliğini görebiliyoruz, kovanda kendilerinden başka kimseyi görmek istemiyorlar.

3 Ocak 2007

Kovanlarda izalasyonun önemi


Kovanlarımızda yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi ufacık bir yalıtımdan doğan bir hata olsa dahi kolonilerimizin gelişmesini büyük ölçüde etkilediği bir gerçek olarak karşımıza çıkar.Şuan yukarıda görünen kovanımda tahtalar arası hafif bir açıklık tespit ettim. Sonra kolonimin sola doğru kışlama eğiliminde olduğunun sebebinin bu olduğunu farkettim. O an eski toprak arıcılardan dayımla ettiğim sohbet aklıma geldi kendi kendime hak verdim kendisine. Çünkü kendisi bu kadar küçük bir deliğin bile kolonilerinin geçmesine neden olduğunu söylemişti bana. Tabii ya koloninin önüde açık kardeşim o kadarcık delikten ne olacak diyebilirsiniz ama değil işte. Bu delik diğerinde farklı çünkü bu delikten dolayı tabiri caizse kovanda bir akım oluşuyor (cereyan dediğimiz olay) ve kovanın ısısını arılar muhafaza edemiyor malesef. Tabiki ısıyı muhafaza edemeyen koloninin düştüğü durumu varın siz tahmin edin. İnsanın yaşadığı tecrübeler bilgi ile birleşince daha önce yaşadığı olaylar geliyor aklına. Çünkü geçen sene bir bölme yapmıştım kovanda biraz dandikti açıkçası içi yayla misali. Koloniyi ne yaptıysam istediğim gelişmeyi görememiştim. Burda anacazımıda suçlamamış değildim, şimdi şimdi kafama dank etti meğer mesele anada değil deliklerdeymiş çünkü öbür sene koloninin olduğu kovanı değiştirince arı şaha geçmişti.Bende bu durumu ana büyüdü kendine geldi diye düşünmüştüm meğer ne kadar hatalı düşünmüşüm. Siz siz olun anaları suçlamadan şu deliklere bir göz atın isterseniz.

26 Aralık 2006

Yerinde olmayı kim istemezki


Açıkçası siteyi gezdikten sonra iç geçirmedim desem yalan olur. Arı dostumuz dünya arıcılar birliğinde yönetim kurulu üyesi.Mavi ile işaretlediği yerden başlamış nerdeyse Tüm dünyayı motorsikleti ile gezmiş. Arıcılarla sohbet etmiş ve resim çektirmiş. Aralarında değerli Muhsin hocamız da var. İşin aksi tarafı bize uğramamış ya. Bakmak isteyenler aşağıda linki var.

href="http://www.worldbees.com/en/index.htm">

21 Aralık 2006

Kış Bitkileri



Kış Bitkileri; Ülkemizde kışın çiçek açıpta arılarımızın yararlandığı iki tane çok önemli bitkilerin resimleridir yukardakiler. Aşağıdaki görünen ağaç harnup denilen keçiboynuzu ağacı. Bu bitkiden arılarımız çok güzel polen ve bal desteği alıyorlar. Üsteki resimdeki bitkide şuan açma çiçek aşamasında arılara bir faydası olurmu olmazmı bilmiyorum.

Bir bu eksikti


Arı zararlıları arasına birde bu arkadaş girdi. Arkadaşı benim arılığın önünde yakaladım. Şuçüstü yapamadık ama orada ne işi olduğuda su götürmez bir gerçekti. Resme dikkatlice bakarsanız ne dediğimi anlarsınız.

11 Aralık 2006

Elemanları bu şekilde gördüğümüz zaman




Elemanları bu şekilde gördüğümüz zaman müdahale için acele etmemiz gerektiğini anlarız. Resimlerdeki arılardan biri erkek arı cüssesinden anlaşılacağı üzere. Ben kış öncesi mücadelemi yapyığım halde malesef lanet şey bizim elemanları bu hale getirmiş. Eh işte biz de canına okuduk ama siz merak etmeyin. Yinede yola gelmezse değişik süprizlerimizde yok değil hani. Ama unutmayalım ki varroa illetiyle en etkili mücadele devamlı ve değişik silahlarla yapılan mücadeledir. Hiçbir zaman bir sezonda aynı ürünü kullanmayınız. Kendi açımdan kimyasalı aklımdan bile geçirmiyorum. Elimden geldiği kadarıyla organik mücadele taraftarıyım. Çok kısa bir zamanda güçlü bir organik silahla karşınızda olacağım. Fakat bunun bilimsel temelleri yok sadece etkisi görülebiliyor.

Akdenizde arıcılık böyle birşey işte


En başta söyleyeyim tarihler yanlış gerçek tarih 10.12.2006 . Üstteki resim okalüptüs ağacı alttaki ise yenidünya denilen bölgesel ağaçlarımız.Sanırım her iki ağaçta Akdeniz iklim kuşağında yetişen bitkiler. Bal verimi yönünden okalüptüs ağacı oldukça verimli. Yenidünyadan ise genelllikle arılar polen yönünden faydalanıyorlar. Şu kıt polen ve bal zamanında altın değerinde olsa gerek her iki ağaçta. Okalüptüs ağacının bir özelliğide çiçeklerin süreklilik esasına göre açması yani biri sönerken diğer ağaçların açtığını görebiliyoruz. Tabi bunu gören arı aşağıdaki video gibi yavru uçurmaya kalkıyor.

8 Aralık 2006

Has Arıcı



Has Arıcı:
İşte size tam bir arı dostu örneği şu kış vakti arılarının üşümemesi için neler yapmış neler, kovanın içi o kadar sıcaktı ki içinde güve bile yaşıyordu. Artık bu sıcaklık arıların doğurganlığını değiştirirmi görecez.(Fotodaki tarihler yanlış geçilmiştir. Esas tarih 05.12.2006 dır.)

25 Kasım 2006

Akdeniz bölgesi için kış hazırlıkları




Bölgemizde kış hazırları bitmek üzere. Ben de bu hazırlıklar kapsamında birkaç şey yaptım. Bunlar daha önce konusunu işlediğimiz oksalik asit ile varroa kontrolü, bir diğeride güçsüz kolonilere kek vererek ananın yavru atmasını sağlayamak. Bu şekilde koloniyi bir nebze güçlendirmek. Arıcılıkta zaman geçtikçe insan yeni şeyler öğreniyor, bunlardan biride kek vermenin önemi. Verdiğimiz bir parça kek anayı coşturup bayağı bir yavru atmasını sağlıyor. Kekin faydası kesinlikle bu vakitte yadsınamaz. Yok balım var yok akım devam ediyor filan demeyin keki verin derim ben farkını sizde göreceksiniz.
Ben çok basit bir şekilde kek yapıyorum.
1 Ölçek bal(güvenilir, kendi balınız olsun)
3 ölçek pudra şekeri
1 çay kaşığı süt tozu
1 çay kaşığı vitamin
Bunları güzel bir şekilde harmanlayıp hamur kıvamına gelinceye kadar karıştırıyorsunuz ve keki yukarıda görüldüğü şekliyle bir poşet içine katıyoruz. Sonrada dilimler halinde çıtalarımızın üzerine poşete bıçaklar ataraktan yatırıyoruz ve resimde de görüldüğü gibi hemen elemanlar yığılıyor.
Birde zayıf kolonileri ben bölgemiz çok sert geçmediği ve akımın devamlı olduğundan dolayı birleştirmiyorum. Hatta geçen sene 2 çıtalı koloniyi bile yaza çıkarmıştım iyi bir bakımla. Sizde bölgeniz hava şartlarına göre ister birleştirin ister benim gibi bakımla kışı geçirmeyi deneyin. Birleştirirken yapmanız gereken anası hoşunuza gideni sağ bırakıp diğerini imha etmek ve bu iki koloniyi günde 20 cm. yanaştırarak yan yana getirmek . Daha sonrada ister üst üste bir gün kalsın ister kalmadan direk sirke, un ,sarımsak marifetiyle(herhangi biri) birleştirmek.
Bu verceğimiz sitede oksalik asitin etki mekanızması ve kullanıldığı miktarlar var.İncelemenizi şiddetle tavsiye ederim. http://de.geocities.com/vaporizerklaus/Oxalic_Acid.htm

16 Kasım 2006

En kaliteli bal

En Kaliteli Bal;
En güzel bal terimi şüphesiz göreceli bir kavramdır. Aynı hiç kimsenin yoğurdum eşki demeyeceği gibi buda bir izafi terimdir.Yalnız bence en kaliteli bal terimi en güzel bal terimi gibi olmayıp daha çok izafiyetten uzak bir terim olduğunu düşünüyorum. Çünkü okuduğum bir çok kaynaktan bu konuyla edindiğim izlenim dayanaklarının olduğu yönünde.İnanıyorum ki aşağıdaki açıklamaları okuyunca sizde bana hak vereceksinizdir.
1- Doğal ortam balı; Kimyasal ilaçlarla kontamine olmayan bitkilerden alınan meyve özleri ve polenler,
2- Arı hastalıklarıyla mücadelede kimyasal kalıntı bırakmayan ürünlerin seçilmesi,
3- Bal üretmede polen tuzaklarının kullanılmaması,
4- Bal akım zamanlarında suni maddeler ve arının bal yapması için herhangi bir beslenme arıya verilmemesi(şeker, glikoz,reçel vb.)
5- Son olarakta dönem itibariyle ilkbahar döneminde hasat edilen balların arı sütü ve polen ihtivası yönünden daha zengin olduklarından daha kaliteli olduklarını söyleyebiliriz. (Bu zamanda arı sütünü bal arıları daha çok kullandığından diğer zamanlara göre balda oranı yüksektir.) (portakal balı vb.)
6- Birde malesef genellikle bal ticareti yapanlarda gördüğümüz; balların karıştırılarak satılması olayı var, mesela adam çam balını ve piyasada ucuza bulduğu pamuk balı olsun karıştırıyor az birde içine çiçek balı katıyor piyasaya pazarlıyor.Ha olayda sahtekarlık yok fakat bir uyanıklık var bu da bence hiç hoş birşey değil.

9 Kasım 2006

Ballı Bitkiler


Türkiye Florasında mevcut olan ballı bitkileri Tarım Bakanlığı araştırmış ve bir döküman halinde hizmetimize sunmuş.Yararlanmanız dileğiyle......... İşte linki.
http://www.tarim.gov.tr/arayuz/6/icerik.asp?efl=flora/hvelioglu.htm&curdir=\flora&fl=flora.asp

7 Kasım 2006

Kış Hazırlıkları Varroa Çalışması

BAŞDÜŞMANIM VARROA


Yaklaşık 4-5 senedir arıcılığa uzaktan uzaktan hevesim vardır. Bir gün çalışma arkadaşımın arıcılıkla uğraştığını kendisinden öğrenince bu işe bir büyük bir hevesle girdim. İlk önce arkadaşımı gözlemledim, nasıl yapılıyor filan babından. Arkadaşım kendini gerçekten iyi yetiştirmişti, artık kaç senedir bu işi gözlemledi bilemiyorum. Ya ne oluyor nasıl oluyor diye bir bakayım dedim. Araştırma yeri olaraktan interneti seçtim. Yeni başlayanlar için gerçekten yararlı bilgiler edindim. İşte arı zararlılarından bir olan varroa ile ilk burada karşılaştım internette yani. Google‘dan varroa yazıp arama tuşuna bastığımda binlerce dokümana ulaştım maalesef Türkçe olanları epeyce azdı. Burada varroa nın iki türü olduğunu gördüm.Ve bunlardan birininde kimyasallara karşı direnç kazandığını ne kadar kimyasal kullansanız da fayda etmeyeceğini. Yalnız bu arada dikkatimi çeken bir başka şeyde özellikle Avrupa da varroa zararlısına karşı oksalik asit denen bir maddenin yaklaşık 10 senedir kullanıldığını gördüm. Hem de güvenilir kaynaklardan özellikle de üniversitelerden. Bizim Türkiye’mizde bu olay var mıdır diye Türkçe sayfalardan arattım oda ne? Pas lekesinin bu maddeyle nasıl temizleneceğini öğrendim, gerçekten şok olmuştum. Sonuçta Avrupa Tamamen doğal bir madde olan Oksalik asit ile balda zararlı kalıntı bırakmadan bu işi hallediyor. Ayrıca varroa dirençte geliştirememiş bu maddeye karşı. Açıkçası bu maddeyi ben Ülkemizde edindim ve uyguladım arılarıma bayağı da faydasını gördüm ama yöremiz ılıman bir yöre olduğu için arı hiç yavrudan kesilmediğinden tam verim alamadım. Çünkü oksalik asit kapalı gözlerdeki varroa’ya faydası olmuyor.(diğer etkili ilaçlar içinde geçerli bu) Oksalik asit’ in kullanışı ise 3 şekilde oluyor. Birincisi damlatma, ikincisi sprey, üçüncü uygulama şekli ise tepkime yoluyla. Ben damlatma şeklini kullandım. Normal 50cc lik enjektörler var onların içine materyali katıyoruz. Materyalin hazırlanışı şöyle ki: 75 Birim Oksalik asit, 1000 Birim su, 1000 birim şeker yine bir pet şişede karıştırılıyor ve solüsyon elde ediliyor. Bu ölçüde ki bir karışımdan 1,66 Lt.lik bir solüsyon elde ediyoruz. Bunu her koloni başına 35 ml.(Koloninin büyüklüğüne göre değişebilir) Gelecek şekilde çıtaların arasından arıların üzerine gelecek şekilde enjektör marifetiyle sıkıyoruz. Elde ettiğimiz karışım toplam 50 koloniye etki edecek miktarda. Bunu yavrusuz dönemde yani kışın kendi güvenlik önlemlerimizi alarak uyguluyoruz ve varroa dan doğal yollardan kurtulmuş oluyoruz.
Sprey ise; bu metod damlatmaya benziyor fakat enjektör yerine cam temizleme spreylerini kullanabiliriz. Yine materyal aynı şekilde hazırlanıyor fakat tek fark enjektör değil de sprey marifetiyle materyali çıtaların arasına sıkaraktan uyguluyoruz. Üçüncü kullanma şekli olan tepkime ise şöyle; Bunda 12 woltluk bir aküye ihtiyacımız var. Birde akü uzatma kablolarına. Ufak bir metal kabın içine 1-2 gr (her koloni için) oksalik katıp kovanın içine yerleştiriyoruz. Bu metal kabı uzatma kablosu vasıtasıyla akünün iki ucuna bağlıyoruz ve tepkimeye geçiyor ve bir duman çıkıyor.


Dikkat edilecek hususlar;
Oksalik asit olsun diğer kimyasallar olsun kesinlikle deri temasından kaçınıyoruz.
Özellikle erkek arı gözlerini imha ediyoruz.
Tepkime yolunu kullanacaklar maske de kullanmalı.
Ayrıca şöyle bir husus daha var. Bazı yerlerde bilgiler 75/50/35 gr. Oksalik diye değişiyor. Bu sadece uygulama şekliyle ilgili. İnanmazsınız biz Türkiye’de bu maddeyi tartışırken adamlar kaç gram kullanmalıyız diye tartışıyor. Hatta bunun üzerine araştırma yapmışlar. Yok koloni başına 2 gr. uygularsak atıyorum %98 vb.verim alırız diye.
http://www.mellifera.de/oxneu.htm buradaki sitede araştırma sonuçları mevcut.
http://de.geocities.com/vaporizerklaus/Oxalic_Acid.htm
Bu yazılanlarada güvenemiyorsanız o zaman araştırmacı kimliğine girip bu http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=varroa+oxalic+acid&btnG=Ara&meta= linki tıklamanızı tavsiye eder, öğrendiklerinizi bizimle paylaşmanızı dileriz.


CAN ALICI SORU NEDEN OKSALİK
1- Doğal bir madde ilaç değil!
2- Ana arı ve diğer arılar üzerinde zararı YOK.
3- Ucuz
4- Kalıntı problemi YOK.
5- Varroa nın direnç geliştiremediği bir madde,
6- Organik arıcıların kullanabileceği nadir maddelerden,
7- Kimyasal maddelerle bulaşık temel petekler kaynatma ile geçmez yani bu kimyasallar o peteklerden aynen bir kısır döngü döner durur.
8- Kolay ve zahmetsiz uygulanabilir arılar rahatsız olmaz.



Her dönemde farklı metodlar uyguluyoruz.(İlkbahar ve Sonbahar)
Kanaatime göre devşirmeli formik asit ve oksalit asit kullanmak. Aralarda da biyolojik yöntemleri uygulamak lazım onunla ilgili çalışmalar devam ediyor yeterli döküman elde edince yazacam.Uygulayacağımız ilacın kalıntı bırakıp bırakmadığına daha doğrusu Tarım Bakanlığı iznine bakıyoruz.
Oksalik asid bir ilaç olmadığından Tarım Bakanlığından izni olmaz.
buradaki linkten gerekli bilgiler alınabilir.

5 Kasım 2006

4 Kasım 2006

Yine Malum eşek(hornet) arısı(Koloni İmha)


Eğer burdaki gibi eşekarılarını yakalarsak kış gelmeden ya o bizim canımıza okur ya da biz onun. Meret yağmurdan filan sakınacağı yeri bulmuş bedavadan bizim arılardan besleniyor varmı öyle yağma? Bizde Allahın izni ile gereken dersi verdik arkadaşa.(Sizinde bildiğiniz yerde varsa çekinmeden temasa geçin beleş gelir ilaçlarım namussuzu:))